"YİĞİT LAKABIYLA ANILIR"

 

Lakaplar eskiden toplumsal yaşantımızın bir parçasıydı. İnsanların yaşam biçimine, hal ve hareketlerine, fiziki yapılarına, yaptıkları işe göre lakaplar takılırdı. İyi veya kötü lakapları taşıyanlar lakaplarıyla özdeşmişlerdi. Öyle ki, bir insanın lakabı söylemeden, o insan tanınmazdı. Sosyal ve ekonomik gelişmeyle birlikte soyadlarının yaygın kullanımı sonucu lakaplar yavaş yavaş günlük yaşantımızdan çıkmaya başladılar.

Lakaplar bugün yaygın olarak kullanılmasa da, ne demişler: "Yiğit lakabıyla anılır".

Bu yazımda, duyduğum veya tanıdığım birkaç insanımızın, meslek veya fiziksel özelliğinden değil, başka nedenlerden dolayı almış oldukları lakapları yazmak istiyorum. Ve bu lakapları yazarken, lakaplarını yazdığım hemşerilerimin ve de yakın akrabalarının hoşgörüsüne sığınıyorum. Amacım hiç kimseyi yermek veya övmek değildir, sadece geriye hoş bir seda kalsın istiyorum. Sizler bu lakaplara daha fazla ilaveler yapabilirsiniz. Lakaplarını yazdıklarımdan ölenlere rahmet, yaşayanlara hayırlı ömürler diliyorum.

 

İşte lakaplarıyla anılanlar:

Acem Papo

Kıjjik Ali

Arap Emine

Kıllı Kerim

Ayanoğlu Mustafa

Kırıkçı Musa

Baboş Ali

Kırkdolap Mustafa

Bağursak Hasan

Kıtmır Ali

Bal Mahmut

Koço Femi

Bebek Baki

Kolo Parmak Hüsen

Bozo Kemal

Koreli İbo

Bulamaç Ahmet

Kurt İsmail

Cemekli Abbas

Kurt Muho

Cici Yunus

Kuruş Bekir

Çamur Ahmet

Kuş Pembe

Çaruk Fatma

Kuzu Ali

Çatal Sayme

Lili Baci

Çıplak Muzo

Lort Neco

Çiço Ahmet

Melosi Ahmet

Daşo Hanifi

Muruz Ahmet

Defçi Pembe

Nazli İsmail

Delal Baki

Pala İhsan

Deli Haşim

Palas Musto

Demo Halil

Pampız Hasan

Dinkçi Şükri

Pancaz Memed

Dolma Yutan Hanifi

Parlak Zilkif

Efe Osman

Parto Cahver

Erkek Sido

Partyen Arif

Fırtına Ahmet

Pehe Sefer

Fışfış Abbas

Pis Osman

Gavur Ömer

Pişik İsmail

'Gavur' Şükri

Pulli Emo

Gelsene Sezo

Sofi Bekir

Gevgeş İbrahim

Şaş Paşa

Gogoş Ali

Şer Ahmet

Hampo Abbas

Şimşek İsa

İnek Ali

Tahto Hakki

İsot Gülli

Tazi Nazif

Japon Serdar

Topçi Esma

Kaka Husen

Toto İhsan

Kanlı Paşa

Velo Abdurrahman

Kapoğlu Kadir

Yağcı Ali

Kara Bayram

Zırtlan Fatış

Kıdik Ahmet

Zoro Zilkif

 

***

 

Erganili hemşerimiz rahmetli Muzaffer Ünal'ı yâd edip Gönül Testisi'nden Derlemeler kitabından "VAR" şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum:


Gir gönlüme seyreyle...
Ne hoş âlemimiz var.
Noktaya sembol olan...
Ne çok kelamımız var.
 
Nur'u-ilahtır ucu,
Softaya gayet acı.
Aşk nariyle yunulmuş
Kaç cins kelemimiz var.

Ben-ü senden çıkmışız,
Vahdete karışmışız,
O sayede taşmışız,
Her yerde sedamız var.

Sarhoşa benzesek de,
Mecnun, mecnun gezsek de,
Her ne kadar mestsek de,
Sinede aşkımız var.
 
Ders görmüş felekten,
Geçmişiz kırk elekten,
İlham aldık melekten,
Aşk ile edamız var.
 
Çalışıp da yorulsak,
Kahreyleyip darılsak,
Gamı kini defeden,
Huriden sakimiz var.

 

 

01 Haziran 2007 tarihinde Ergani Haber gazetesinde yayınlandı.