YEREL GÜNDEM 21 VE İSTANBUL İÇİN BİR TASLAK ÇALIŞMASI

 

1.Gündem 21'in Kısa Tarihçesi

1972 yılında, Stockholm Konferansı 'nda 113 ülke bir araya gelerek çevre sorunlarıyla ilgili ilk adım atılmış ve bu konferansın ardından, 1983 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu kurulmuştur.

1989 yılında da, Birleşmiş Milletler " sürdürülebilir kalkınmaya nasıl ulaşılabileceği "ni tartışmak amacıyla, çevre ve kalkınma üzerine bir konferans planlamıştır.

1992 Rio Dünya Zirvesi

21. Yüzyıla girerken; sosyal, ekonomik ve siyasal çalkantılar içersinde yönetilen yaşlı dünyamız, üzerinde yaşayan insanlar tarafından hızla yok edilmektedir: Daha rahat bir hayat elde edebilmek uğruna, ekolojik dengeyi hızla bozarak, doğa ile mücadeleye giren insan görünüşte başarı kazanmış, fakat doğayı yenmeye çalışmakla da kaybetme yolunu seçmiştir. Oysa yerkürenin doğal kaynakları sınırlıdır. Bu kaynaklar olmadan insan yaşamı olanaksızdır.

İşte bu olumsuzlukları önleyebilmek amacıyla, 1992 yılında Rio de Jeneiro'da yapılan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı sırasında 179 ülkenin devlet başkanı ve yetkilileri, Birleşmiş Milletler kuruluşlarının delegeleri, uluslararası kuruluşlar ve gönüllü kuruluşlardan birçok temsilcinin katıldığı bir " Dünya Zirvesi " yapılmış ve zirvede, yüzyılımızın en kapsamlı çalışma programı olan " Gündem 21 Kararları " alınmıştır. Bu kararların yanında, 1992 Rio Konferansı'nda, konferansa katılanlar tarafından dört belge daha imzalanmıştır. Bunlar şunlardır:

-Çevre ve Kalkınma Üzerine Rio Deklarasyonu: Deklarasyondaki 27 ilke, insani kalkınma ve refah için yapılan çalışmalarda ülkelerin hak ve sorumluluklarını tanımlamaktadır.

-Rehberlik Bildirisi: Bildiri; ekonomik kalkınma, bütün canlıların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için çevrenin korunması ve sürdürülebilirliklerine yönelik bir rehberlik bildirisidir.

-Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği ve Çevre Anlaşması: Anlaşma; küresel iklim sistemini tehlikeli bir şekilde bozmamak kaydıyla dengelemek ve sera etkisi yapan gaz ve emisyonların kontrol edilebilmesi için her türlü önlemin alınmasını öngörmektedir.

-Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması: Anlaşma; ülkelerin mevcut biyolojik tür çeşitliliğini koruması için yollar geliştirmeyi ve biyolojik çeşitliliğin kullanımından doğan yararların eşit bir şekilde paylaşımını garantilemektedir.

 

2.Gündem 21 İle İlgili Çok Kısa Bazı Bilgiler

Gündem 21 , 21.yüzyılın gündemidir. Küresel uzlaşmanın ve politik taahhütlerin en üst düzeydeki ifadesidir.

Gündem 21 , aşağıda özetlenen 3 ana ve 1 tamamlayıcı kısımdan oluşmaktadır ve toplam 40 bölümü içermektedir.

I.Sosyal ve Ekonomik Boyutlar: Bölüm 2-8'i kapsamaktadır. (Sonraki yıllarda Birleşmiş Milletler'in 1994 Kahire Konferansı'nın konusunun " nüfus "; 1995 Kopenhag Konferansı'nın konusunun " yoksullukla mücadele "; 1996 İstanbul Konferansı'nın konusunun " insan yerleşimleri " olacağı... vb.)

II.Çevre Koruma ve Kaynak Kullanımı: Bölüm 9-22'yi kapsamaktadır. (Atmosferin korunması, ormansızlaşma ve çölleşme ile mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması, su kaynaklarının korunması ve yönetimi, katı ve sıvı atıkların yönetimi, vb.)

III.Temel Grupların Rollerinin Geliştirilmesi: Bölüm 23-32'yi kapsamaktadır. (Sonraki yıllarda Birleşmiş Milletler'in 1995 Pekin Konferansı'nın konusu olacak kadınlar; ayrıca çocuklar ve gençler, yerli halk, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları, sendikalar, vb.) Yerel yönetimlerde bu bağlam içinde, 28 Bölüm'de yer alınmaktadır.

IV.Uygulama Araçları: Bölüm 33-40'ı kapsamaktadır. (Mali kaynaklar ve mekanizmalar, teknoloji transferi, bilim ve bilginin işlevi, eğitim ve öğretim, uluslararası işbirliği ve uluslararası kurumsal düzenlemeler, vb.)

Kısacası Gündem 21 ; kalkınma ve çevre arasında denge kurulmasını hedefleyen " sürdürülebilir gelişme " kavramının yaşama geçirilmesine yönelik bir eylem planı niteliğindedir. İnsanlığın temel gereksinimlerinin karşılanmasını, yaşam standartlarının iyileştirilmesini, ekosistemlerin daha iyi korunmasını ve yönetilmesini amaçlamaktadır. Bir yandan günümüzün ağırlıklı sorunlarının üstesinden gelmeyi, öte yandan da dünyamızı gelecek yüzyılın tehditlerine karşı hazırlamayı, bir başka ifadeyle, " 21.yüzyılın gündemi "ni oluşturmayı hedeflenmektedir.

Gündem 21, daha güvenli bir geleceğe giden yolun yapı taşlarının döşenmesini sağlayacak " küresel ortaklık " kavramını gündeme getirmektedir.

Bu kavram ile birlikte, tüm dünyada geleneksel " yönetim " anlayışı yerine çok aktörlü yönetimi tanımlayan" yönetişim " (governance) olarak ifade edilen, katılımcılığa ve ortaklıklara dayalı yeni bir yaklaşıma bırakmaya başlamıştır. Bu yeni yaklaşım kapsamında yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve diğer yerel aktörler, uluslararası topluluk ve merkezi yönetimler tarafından " ortaklar " olarak görülmeye başlamıştır.

1992 Rio de Janeiro " Dünya Zirvesi "nden başlayarak, 1994 Kahire Nüfus ve Kalkınma Konferansı, 1995 Kopenhag Sosyal Gelişme Konferansı, 1995 Pekin Dördüncü Dünya Kadın Konferansı ve son olarak 1996 İstanbul Habitat II " Kent Zirvesi "ne uzanan küresel Birleşmiş Milletler konferansları ve diğer zirveler " küresel ortaklık " ilkelerinin tüm dünyada kabul görmesini sağlamış ve hükümetler-arası kararların demokratikleşmesinin uluslararası dayanaklarını oluşturmuştur.

Daha Çağdaş, daha demokratik, daha sağlıklı ve güzel bir dünya için:

Gündem 21 , kalkınmanın sosyal, ekonomik ve çevresel yönden nasıl sürdürülebilir olabileceğini açıklayan bir plandır. " Tüketim ", " Nüfus " ve " Dünyanın Hayatı Destekleme Kapasitesi " arasında sürdürülebilir bir denge sağlayabilmek amacıyla, politika ve programlar önerir. Doğaya dost bazı teknoloji ve teknikleri belirler.

Gündem 21 , ormanları ve tür çeşitliliğini korurken; havanın, suyun ve karanın bozulmasına karşı savaşım için seçenekler getirmektedir.

Gündem 21 , yoksulluk, tüketim, sağlık, eğitim; şehirler ve çiftçilerle ilgilenir. Herkes için üstlenecek rollerin olduğunu ifade eder. (Hükümetler, işadamları, ticaret birlikleri, bilim çevreleri, aydınlar, öğretmenler, yerel halklar, azınlıklar, kadınlar, yaşlılar, gençler ve çocuklar...)

Gündem 21 , iş dünyasının önünü tıkamaz. " Sürdürülebilir kalkınma" nın; hem yoksulluğu, hem de çevre tahribatını geriye döndürmek için bir yol olduğunu belirtir. Kirleten, kirletme bedelini karşılamak zorundadır. Risk taşıyan projeleri başlatmadan önce, çevresel değerlendirmeler yapılmalıdır. Hükümetler, sürdürülebilir kalkınma ile uyumlu olmayan projelerde destekleri azaltmalı veya kaldırmalıdır.

Gündem 21' in ana teması, yoksul insanların sürdürülebilir kalkınma ile gereksinim duydukları kaynaklara daha çok ulaşmalarını sağlayarak, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve/veya ihtiyacının karşılanmasıdır.

Gündem 21' i kabul eden sanayileşmiş ülkeler, çevre kirliliğini giderme konusunda, nispeten daha az kirliliğe yol açan yoksul ülkelerden daha büyük bir rol sahibi olduklarını fark ederek, çevreyi daha az tahrip eden diğer ülkelere finansman desteği sözü vermiştir. Birçok ülke, finansmanın yanı sıra, sürdürülebilir kalkınma kararlarını planlama ve yürütme kapasitesini geliştirme konusunda da yardıma ihtiyaç duymaktadır. Bu ise bilgi ve beceri transferini gerektirmektedir/getirmektedir.

Gündem 21 , ulusal stratejilerini " sürdürülebilir kalkınma " kavramına uydurmak için hükümetlere çağrı da bulunmaktadır. Bu ise, gönüllü kuruluşlar ve halk dâhil olmak üzere geniş bir katılım ile sağlanmaktadır. ( Sürdürülebilir Kalkınma : Kısaca, günümüz ve gelecek nesillerin daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşan sürdürmesi için; daha yeşil ve temiz bir dünyada yaşama hakları olduğu bilinci ile bugün var olanın, aynen ya da iyileştirilerek geleceğe aktarılmasıdır.)

Gündem 21 , değişime liderlik etme konusunda sorumluluğun çoğunu hükümete vermekte; öte yandan, hükümetlerin yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, iş dünyası, gönüllü kuruluşlar ve vatandaşlardan meydana gelen geniş bir işbirliği ortamında çalışmaya ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir.

 

Gündem 21'in bölüm başlıkları şunlardır:

 

Kısım I: Sosyal ve Ekonomik Boyutlar

Bölüm 1 : Giriş

Bölüm 2 : Gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir gelişmenin hızlandırılması için uluslararası işbirliği

Bölüm 3 : Yoksullukla mücadele

Bölüm 4: Tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi

Bölüm 5 :Demografik dinamikler ve sürdürülebilirlik

Bölüm 6 : İnsan sağlığının korunması ve kollanması

Bölüm 7 : Sürdürülebilir insan yerleşimleri gelişmesinin desteklenmesi

Bölüm 8 : Karar alma sürecinde çevre ve kalkınmanın bütünleştirilmesi

 

Kısım II: Kalkınma İçin Kaynakların Korunması ve Yönetimi

Bölüm 9 : Atmosferin korunması

Bölüm 10 : Toprak kaynaklarının planlanması ve yönetimine bütünleşmiş yaklaşım

Bölüm 11 : Ormansızlaşma ile mücadele

Bölüm 12 : Hassas ekosistemlerin yönetimi: çölleşme ve kuraklık ile mücadele

Bölüm 13 : Hassas ekosistemlerin yönetimi: dağların sürdürülebilir gelişmesi

Bölüm 14 : Sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi

Bölüm 15 : Biyolojik çeşitliliğin korunması

Bölüm 16 : Biyoteknolojinin çevresel açıdan sağlıklı bir şekilde yönetimi

Bölüm 17 : Okyanusların, kapalı ve yarı-kapalı denizler de dâhil olmak üzere her türlü denizin ve kıyı alanların korunması ve bunların canlı kaynaklarının korunması, rasyonel kullanımı ve geliştirilmesi

Bölüm 18 : Tatlısu kaynaklarının temini ve kalitesinin korunması: Su kaynaklarının geliştirilmesi, yönetimi ve kullanımında bütünleşik yaklaşımların uygulanması

Bölüm 19 : Zehirli kimyasal maddelerin çevresel açıdan güvenilir yönetimi ve zehirli ve tehlikeli ürünlerin yasadışı uluslararası ticaretin önlenmesi

Bölüm 20 : Tehlikeli atıkların uluslararası yasadışı ticaretin önlenmesi de dâhil olmak üzere, tehlikeli atıkların çevreye uyumu yönetimi

Bölüm 21 : Katı atıkların ve atıksuların çevresel açıdan sağlıklı bir şekilde yönetimi

Bölüm 22 : Radyoaktif atıkların güvenli ve çevresel açıdan sağlıklı bir şekilde yönetimi

 

Kısım III: Temel Grupların Rollerinin Geliştirilmesi

Bölüm 23 : Başlangıç

Bölüm 24 : Sürdürülebilir ve hakkaniyetli gelişme yönünde kadınlar için küresel eylem

Bölüm 25 : Sürdürülebilir gelişmede çocuklar ve gençlik

Bölüm 26 : Yerli halkların ve toplulukların rollerinin tanınması ve güçlendirilmesi

Bölüm 27 : Hükümet-dışı kuruluşların rolünün güçlendirilmesi

Bölüm 28 : Gündem 21'in desteklenmesinde yerel yönetimlerin girişimleri (Ek: 2)

Bölüm 29 : İşçilerin ve işçi sendikalarının rolünün güçlendirilmesi

Bölüm 30 : İş çevrelerinin ve sanayinin rolünün güçlendirilmesi

Bölüm 31 : Bilimsel ve teknolojik topluluk

Bölüm 32 : Çiftçilerin rolünün güçlendirilmesi

 

Kısım IV: Uygulama Araçları

Bölüm 33 : Mali kaynaklar ve mekanizmalar

Bölüm 34 : Çevresel açıdan sağlıklı teknolojinin transferi, işbirliği ve kapasite geliştirilmesi

Bölüm 35 : Sürdürülebilir gelişme için bilim

Bölüm 36 : Öğretimin, kamu duyarlılığının ve eğitimin özendirilmesi

Bölüm 37 : Kapasite geliştirmeye yönelik ulusal mekanizmalar ve uluslararası işbirliği

Bölüm 38 : Uluslararası kurumsal düzenlemeler

Bölüm 39 : Uluslararası hukuki araçlar ve mekanizmalar

Bölüm 40 : Karar alma sürecinde bilgi

 

Burada, bizim bilmemiz gereken Büyükşehir Belediyelerini daha çok Yerel Gündem 21 ilgilendirmektedir. Gündem 21 'in 28. Bölümü 'nde de " Gündem 21'in desteklenmesinde yerel yönetimlerin girişimleri "ne değinmektedir. Ulusal çapta Gündem 21'in hazırlanması görevi Çevre Bakanlığı'na verilmiştir.

 

3.Yerel Gündem 21 Nedir?

Yerel Gündem 21 , tüm dünya kentlerinin " sürdürülebilir kalkınma politikalarını " kendilerinin yapmasını, bunu yaparken de o kentte yaşayan halkın katılımının sağlanmasını amaçlayan küresel bir eylem planıdır. Ana felsefesi akademisyenlerin, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm kent halkının bir araya gelerek kenti yönetmeleridir.

1992 Çevre ve Kalkınma Üzerine Rio Deklarasyonu ile katılımcı ülkeler:

"Çevre konuları, en iyi şekilde belirli bir düzeydeki bütün ilgili vatandaşların katılım ve katkısıyla çözülebilir. Ulusal düzeyde, her vatandaş, kendi yöresindeki tehlikeli malzeme ve faaliyetler de dâhil olmak üzere yetkili kamu kuruluşlarının sahip olduğu bilgilere uygun bir şekilde ulaşma ve onları öğrenme hakkına ve karar verme işlemine katılma, katkıda bulunma fırsatına sahip olmalıdır. Devletler bilgileri geniş ölçüde yayarak kamunun çevre sorunlarını anlamasını" kolaylaştırması ilkesini açıkça kabul etmişlerdir.(İlke 10)

 

4.Yerel Gündem 21'in Uğraşı Alanları

Yerel Gündem 21 'in uğraşı alanları kısaca şunlardır:

Gelecek nesilleri ipotek altına almadan, kalkınmanın sürekliliğini sağlayacak politikalar üretmek ve uygulamak,

Katı, sıvı ve gaz atıkların çevreyi tahrip etmesini önleyecek projeler hazırlayıp uygulamak,

Mevcut flora ve fauna ile tarım topraklarını koruyucu tedbirler alınmasını sağlamak,

Kıyılar, göller ve sulak alanların korunması için çalışmalar yapmak,

Akarsular, yeraltı suları ve kaynak sularının kirlenmesini önleyecek tedbirlerin alınmasını temin etmek,

Erozyonun önlenmesi konusunda çalışmalar yapmak,

Yapılacak imar planlarının; çevreye saygılı ve insanların gereksinimlerini karşılayacak nitelikte olması için özen gösterilmesini temin etmek,

Enerji, su ve diğer doğal kaynakların gereğinden fazla tüketilmemesi için çalışmalar yapmak,

İşsizliğin ve yoksulluğun önlenmesi hususunda projeler geliştirmek,

Nüfus planlamasına yönelik önlemlerin alınmasını sağlamak,

İnsanların sağlıklı olabilmesi ve sağlıklı nesiller yetiştirilebilmesi için çareler araştırmak ve uygulamak,

Tarihi ve kültürel mirasların en iyi şekilde korunmalarının temin edilmesine çalışmak,

Endüstriye tekrar kazandırılabilecek olan atıkların ayrı toplanarak, değerlendirilmelerinin temin edilmesi konusunda projeler yapmak ve uygulamak,

Çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin çevre ile ilgili her konuda gerekli bilgilendirme ve eğitimlerinin sağlanması konusunda çalışmalar yapmak,

Etik ve estetik değerlerin gelişmesine katkıda bulunmaktır.

 

5."Türkiye'de Yerel Gündem 21'lerin Teşviki ve Geliştirilmesi" Proje Belgesi

Proje ; Gündem 21'in 28. Bölümü'nde yerel yönetimlerin, kendi beldelerine yönelik Yerel Gündem 21 'lerin hazırlanması ve uygulanması yönünde teşvik edilmesinden hareketle, Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı (IULA-EMME) tarafından, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içerisinde geliştirilmiştir.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Daimi Temsilciliği ve UNDP Capacity 21 Programı'nın çatısı altında ve desteğiyle yürütülmekte olan Projenin 18 ay süreceği belirtilmiştir. Eylül 1997 içerisinde UNDP, T.C.Hükümeti ve IULA-EMME tarafından imzalanarak uluslararası bir anlaşma niteliğini kazanmış olan Proje, 6 Mart 1998 tarihinde T.C.Resmi Gazete'de (mükerrer olarak) yayınlanmıştır.

Proje'de, uygulamaların yapılacağı pilot kentler olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte, İzmir ve Antalya Büyükşehir Belediyeleri ve Adıyaman, Ağrı, Çanakkale, Gölbaşı, Harran ve Trabzon Belediyeleri yer almaktadır. Bu " ilk ortaklar "a yeni ortakların eklenmesi, birçok kentimizde başlatılan ya da yürütülmekte olan çalışmaların desteklenmesi ve bu girişimin ülke ölçeğinde bir harekete dönüştürülmesi amacıyla UNDP ve ilgili kuruluşlar nezdinde gerekli başvuru yapılmış bulunmaktadır. Bu süreç devam ederken, yeni katılan yerel yönetimlerin de " proje ortakları " olarak görülmekte olduğunun altı çizilmiştir.

Adı geçen yerel yönetimlerin yanı sıra, proje'nin diğer ortakları Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği, Akdeniz Belediyeler Birliği, Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği, Ege Belediyeler Birliği ve GAP Belediyeler Birliği'dir. Projenin başlamasıyla birlikte, Habitat II ve Gündem 21 Kararlarının Hayata Geçirilmesi İçin Gençlik Derneği ile IULA'nın kardeş kuruluşu olan WARL-Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi de proje ortakları arasına katılarak, çalışmalara büyük destek vermeye başlamışlardır.

Proje ortakları arasında Uluslararası Yerel Çevre Girişimleri Konseyi (ICLEI) de yer almaktadır. IULA Dünya Teşkilatı'nın girişimiyle kurulan ICLEI, yerel yönetimlerin uluslararası düzeydeki çevre kuruluşudur. ICLEI, Yerel Gündem 21 sürecinin desteklenmesi konusunda dünya ölçeğindeki girişimleri söz konusudur.

Yerel Gündem 21 uygulamasının hedef yararlanıcıları genel anlamda yerel topluluklardır. Bu bağlamda, kadının kentsel yaşama etkin katılımının arttırılmasını ve yerel planlama ve karar alma süreçlerinde cinsiyet konusu üzerinde durulmasını sağlamayı amaçlayan, bunun yanı sıra, gençler, yaşlılar, çocuklar ve engelliler gibi özel ilgi gerektiren gruplara daha fazla ve eşit fırsat yaratmayı hedefleyen politikalara ve uygulamalara özel önem verilmektedir.

Eylem planlarını geliştirmek ve uygulamak için gerekli başlıca koşullardan biri, yerel yönetişime katılan çeşitli aktörler arasında üretken ve etkin bir işbirliğinin kurulmasıdır. Buna bağlı olarak, Proje'nin çözüm arayacağı temel sorun, yerel yönetim ile tüm yerel aktörler arasında, " yerel-yerel " diyalogu ve işbirliğini geliştirmek, " yapabilir kılma " ilkesine dayalı bir " ortaklık " şeklinde, sürdürülebilir " yatay desantralizasyon " bağları oluşturmaktadır.

Yerel Gündem 21 'lerin hazırlanması, bir çevre ve yaşam kalitesinin geliştirilmesi projesidir. Bununla birlikte, bu projenin dayanakları olan " katılım ", " ortaklıklar ", " yapabilir kılma " gibi ilkeler göz önüne alındığında, bunun özünde (ve özellikle ülkemiz bağlamında) bir demokrasiyi geliştirme projesi olduğu görülmektedir. Proje, Türkiye'de yerel yönetimlerin desantralize, katılımcı ve daha demokratik bir yapıya kavuşturulmasını ön planda tutan yaklaşımın yaşama geçirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Proje'nin, Yerel Gündem 21 eylem planı geliştirme sürecinin kurumsallaştırılması konusunda daha yaygın ve uzun vadeli çaba için bir dönüm noktası olacağı umulmaktadır.

Gündem 21 içerisinde " Yerel Gündem 21 " kavramının getirildiği bu bölümde yerel yönetimlerin halka en yakın yönetim kademesi olarak, sürdürülebilir gelişme konusundaki yaşamsal konumlarının altı çizilmektedir.

Bu bölümde, dört ana hedef ortaya konmaktadır:

Birinci ana hedef olarak, her ülkedeki yerel yönetimlerden, kendi belde halkları ile katılımcı bir süreci başlatmaları ve kendi kentleri için bir Yerel Gündem 21 konusunda görüş birliği sağlamaları beklenmektedir.

İkinci olarak, uluslararası topluluk ile yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin arttırılması ve uluslararası ölçekte yerel yönetimler arasındaki işbirliğini güçlendirici adımların atılması teşvik edilmektedir.

Üçüncü olarak, deneyim ve bilgi alışverişini zenginleştirmek amacıyla yerel yönetim birlikleri ve diğer yerel yönetimlerin temsilcileri arasındaki koordinasyon ve işbirliği düzeyinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Dördüncü ve son ana hedef olarak, her ülkedeki tüm yerel yönetimler, karar alma, planlama ve uygulama süreçlerine kadınların ve gençlerin etkin olarak katılımını sağlayacak programlar geliştirmeye ve uygulamaya teşvik edilmektedir.

Yani, Yerel Gündem 21 , yerel düzeyde Gündem 21' in hedeflerine ulaşılmasını amaçlayan katılımcı, çok-sektörlü bir süreci nitelemektedir.

Yerel Gündem 21 Projesi: " Türkiye'de Yerel Gündem 21'lerin Teşviki ve Geliştirilmesi " başlıklı proje, Gündem 21'in 28. Bölümü'nde yer alan dört ana hedef ile paralellik göstermektedir.

Birinci ana hedefin konusu olan Yerel Gündem 21 çalışmaları bağlamında pilot kentlerdeki yerel yönetimler, kendi katılımcı süreçlerini başlatmış bulunmaktadırlar. Yalnızca ülkemizin değil, tüm dünyanın henüz yeni tanışmaya ve anlamaya başladığı bu yeni yaklaşımın ilk deneysel uygulamalarında ortaya çıkabilen birtakım yetersizliklere ve aksaklıklara rağmen, bu süreç, kalıcı etkilerini göstermeye başlamıştır.

Kendi ölçeklerinde Yerel Gündem 21 sürecini başlatmış olan yerel yönetimler, birbirine destek vererek ve öğrenerek, birbirinden güç alarak, bu sürece çekinceyle bakanları yüreklendirerek ve teşvik ederek, coşkulu girişimlerini ve özverili ortak çabalarını sürdürmektedir.

İkinci ana hedef söz konusu olduğunda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın Proje'ye vermekte olduğu destek, Rio " Dünya Zirvesi "nde başlatılan ve uluslararası bağlamda genel bir kabul gören " ortaklık " olgusu çerçevesinde Birleşmiş Milletler teşkilatları ile yerel aktörler arasında işbirliğine dayalı ilişkilerin geliştirilmesinin somut ve en güzel örneklerinden birisini oluşturmaktadır.

Bu desteğin dikkat çekici bir özelliği, tamamı yerel yönetimlerden ve yerel yönetim kuruluşlarından oluşan proje ortaklarının UNDP tarafından doğrudan muhatap kuruluşlar ve ortaklar olarak görülmesi ve ilgili dökümanların bu yönde hazırlanmış olmasıdır.

Üçüncü ana hedef kapsamında, Proje'nin koordinasyonunu üstlenen IULA-EMME-Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı ile IULA'inın kardeş kuruluşları niteliğindeki ICLEI-Uluslararası Yerel Çevre Girişimleri Konseyi ve WALD-Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi, uluslararası yerel yönetim kuruluşlarının sağladığı desteğin ve yerel yönetimler arasındaki küresel dayanışmanın bir örneğidir diyebiliriz. Aynı şekilde, beş güçlü bölgesel belediye birliğimizin de proje ortağı olmaları, Yerel Gündem 21'in ülke ölçeğinde yaygınlaşması ve yerel yönetimlerimize destek sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Dördüncü ve son ana hedefin konusu olan kadınlar ve gençlerin karar alma, planlama ve uygulama süreçlerine etkin olarak katılımı da Proje'nin öncelikli çalışma alanları arasında yer almasıdır. Çeşitli kurum, kuruluş ve kişilerin değerli katkılarının yanı sıra, kadınlar konusunda özellikle Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi ile ortak çalışmalar yürütülmektedir.

Gençlik konusunda ise, proje ortaklarından biri olan Habitat II ve Gündem 21 Kararlarının Hayata Geçirilmesi İçin Gençlik Derneği, başta pilot kentler olmak üzere birçok kentte " Gençlik Meclisleri " ve " Gençlik Evleri " oluşturma çalışmalarını sürdürmektedir. Böylelikle, " yalnızca geleceğin liderleri değil, bugünün ortakları " olan gençliğin Yerel Gündem 21 sürecine sahip çıkmasında önemli adımlar atılmış olacaktır.

Tüm bu ortak ana hedeflerin ışığında proje, yerel " ortaklıklar "ın oluşturulması, katılım ve yerel karar alma sürecinin desantralizasyonu üzerine kurulu yerel eylem planlarının hazırlanması amacıyla yerel yönetimlerin kapasitesini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda, proje stratejisinin özü yerel yönetişimde Yerel Gündem 21 sürecinin tüm etkilerinin ve yararlarının yerel topluluklarca özümseneceği inancını taşıyarak, yeni bir anlayış, yeni bir yönetim ahlakı geliştirmektir.

 

6. " Türkiye'de Yerel Gündem 21'lerin Teşviki ve Geliştirilmesi " Proje Hedefleri ve Faaliyetleri

Projenin koordinasyonundan, IULA-EMME sorumludur. (Adres: IULA-EMME, Yerebatan Cad. No: 2, 34400 Sultanahmet-İstanbul. Tel:511 10 10, Fax: 519 00 60)

IULA-EMME, son yıllarda, yerel yönetim ve demokrasi alanında Avrupa Komisyonu'nun MED-URBS Programı kapsamındaki " Yerel Yönetimlerin ve Demokrasinin Güçlendirilmesi" projesi ile Türkiye'deki bazı " insan hakları " projelerinin geliştirilmesi, yönetilmesi ve desteklenmesinde rol üstlenmiştir. Ayrıca, Dünya Bankası, OECD ve UNDP ve Türkiye'deki bazı kamu kuruluşları ile ortak projeler yürütmektedir.

 

Proje Hedefleri ve Faaliyetler:

Projenin iki temel hedefi vardır.

Birinci temel hedef, ülkesel/bölgesel ölçekte, Yerel Gündem 21 kavramının ve bunun yerel " yönetişim " üzerindeki etki ve sonuçlarının tanıtımıdır.

İkinci temel hedef, pilot kentlerde, yerel aktörlerin katılımına dayalı bir planlama sürecinin gelişmesine yönelik mekanizmalar oluşturulması ve bunlara işlerlik kazandırılması olarak belirlenmiştir.

Bu kapsamda, birinci hedef, Yerel Gündem 21' in Türkiye ölçeğinde yaygınlaştırılmasını ve tekrarlanabileceğini ele alırken, ikincisi ise pilot kentlere yapılacak çalışmalar üzerinde yoğunlaşmaktadır.

 

7.Yerel Gündem 21 ve İstanbul

Dünyamızın hızla değiştiği bir dönemde artık yerellik verimlilik, gerçekçilik, adalet, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü; küresellik ise, sınır tanımayan dostluk ve barış anlamını taşımaktadır. Başka bir ifadeyle evrensel olabilmenin doğal yolu ulusal olmayı, küresellik ise öncelikle sağlıklı bir yerelliği gerektirmektedir.

Dünya Kentler ve Yerel Yönetimler Kurultayı' nın ilk toplantısı HABİTAT-II gibi önemli bir olaya ev sahipliği yapmanın kıvancını taşıyan ve " Kent Zirvesi " çalışmalarında katkılarını esirgemeyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği IULA' nın üyesidir. Aynı zamanda bu birliğin merkezi İstanbul'da bulunan bölge teşkilatı IULA-EMME'nin ve yakın geçmişte IULA'ya bağlı bir kuruluş olarak yine İstanbul'da kurulan Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi' nin de kurucularındandır.

Dünyanın içine girdiği varsayılan küresel durumun maddi bir temel kazanması için Birleşmiş Milletlerin öncülüğünde sivil inisiyatif ve yerel güç potansiyellerinin harekete geçirilmesiyle başlatılan HABİTAT süreci ile dünya, gönüllü ve kendi sivil çabasıyla küreselleşme sürecine katılacak, böylelikle modernleşme süreci tamamlanacaktır.

Avrupa ile Asya kıtalarını ayıran, Boğaz'ın iki yakasını bir araya getiren İstanbul, doğu ile batının, kuzey ile güneyin buluşma noktasıdır. Birçok farklı imparatorluk geleneğinin mirasçısı olan şehrimiz, bir kültür ve tarih mozaiğini ve zıtlıkların uyumunu nitelemektedir. 10 milyonu aşan nüfusuyla bu devasa şehir, aynı zamanda bir ticaret, iletişim ve kültür merkezidir; sorunların ve çözümlerin yan yana, kol kola var olduğu bir şehirdir. Kentsel ve çevresel sorunlara çözüm arayışları konusunda eşsiz bir laboratuar teşkil eden kentimiz Yerel Gündem 21 çalışmaları için son derece elverişli bir mekândır.

Yerel Gündem 21-İstanbul ; evrensel düşünüş, fakat yerel davranış biçimi ile açıklanabilecek yeni bir toplumsal örgütlenmeyle, Belediyemiz halka dayalı veya taban demokrasisi olma özelliklerini daha da geliştirecektir.

Ulusal ve yerel sorunların devasa büyüdüğü, çoğaldığı bir dönemde, toplumlar artık yönetim sisteminden üstlendiği hizmetleri kaynak savurmadan, kamu yararı doğrultusunda, etkinlik ve verimlilikle üretmesini istemenin yanında; toplumdaki demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü yaşam özlemlerinin, yönetim sistemine somut olarak yansımasını da beklemektedir.

Güçlü ve demokratik yerel yönetim kurumu, sivil toplum örgütlerine, sosyal katmanlara temsil edici organlar aracılığı ile, yerel hizmetler üzerinde uygulanabilir kararlar alma, bunları uygulayabilmek için kaynak yaratma ve örgütlenme yetkileri vererek kendi kendilerini özgürce yönetme olanağı sağlamalıdır.

Hemşehri bilinçlenmesi ile yakından ilgili olarak yerel yönetimlerimizde " halk katılımı " çok önemli bir sorundur. Öte yandan katılımı özendirecek ve etkili kılacak olan sivil toplum örgütlerinin ülkemizde yeterince yaygınlaşmaması da ayrıca önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Ama bizler yerel sivil topluluğun " dehası " ve " dinamizmi "nden yerel yönetim olarak mutlaka yararlanmanın olanaklarını yaratmalıyız. Çevre sorunlarını çözme çalışmalarımız bu işin lokomotifi olabilir. Hatta örgütlü olmaktan öte, bir adım daha ileri giderek " çok örgütlü-çok aktörlü " olmayı seçmeliyiz.

Farklı önemlere, içeriklere ve hedeflere göre çeşitli roller alarak edinebileceğimiz deneyimleri, diğerlerinin deneyimleri ile etkileşim içinde yorumlayabilme üstünlüğünü bize hiç bir disiplin sağlamıyor. Yetersiz bilmek yerine, yeterli bilmeyi esas almalı, bunun için de sivil toplum örgütlerine ihtiyacımız var; güç ve eylem alanlarını tanımadan karar vermekten doğabilecek riskleri en aza indirebilmek için, sivil toplum örgütlerine ihtiyacımız var; amaçlananlarla gerçekleşenler arasındaki ilişkiyi ve sapmayı daha doğru kriterlere göre ölçebilme becerilerimizi geliştirmek için sivil toplum örgütlerine ihtiyacımız var; kısaca ihtiyaçlarımızdan kaynaklanan örgütlere ihtiyacımız var!

İnsanlarımızı, sokakları, havayı-suyu, evimizi, işimizi, ücretlerimizi, ekmeği, siyaseti, yaşam standartlarımızı, yollarımızı, ürünlerimizi ve daha birçok şeyi ya da birkaç şeyi iyileştirmek, düzeltmek ve değiştirmek için " çok örgütlü " yapılanmalara ihtiyacımız var.

" Yerel Gündem 21-İstanbul " oluşumu bu konuda ve denilenleri, istenilenleri yapmada bir başlangıç olabilir.

İnsanları değiştirmenin ve düzeltmenin yolu, onlara bir şeyleri değiştirebilme ve düzeltme olanağı sağlamaktır. Önerilerinin uygulandığını görenler, önerileri üzerinde daha iyi düşünecektir. Uygarlık düzeyimizi kolektif bilinç düzey ile, katılımcılığımızın yoğunluğu ile, sorumluluk anlayışımızın niteliği ile sınıflandırmayı, en iyi yaşamın kendisi yapıyor/yapmaktadır.

Genellikle yakışanı değil, hak ettiğimizi yaşıyoruz zihniyetini kırmak için, kentimizin bilgi birikimini ve bu birikimden oluşan düşünsel potansiyelini açığa çıkararak, mevcut sorunları sivil toplum örgütleri, yazar ve akademisyen vb. tüm kişi ve kuruluşların tartışmasına açmakla ve " ortak çözüm " yollarını bularak " demokratikleşme çalışmalarına " yeni bir açılım kazandırabiliriz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi;

Genelde insan haklarının ve ülkede kentsel halkların korunması ve geliştirilmesi arasında bağlantı kurmak için,

Cinsiyet, yaş, köken, inanç, toplumsal, ekonomik veya siyasal konum, bedensel ya da zihinsel engellilik ayrımı yapmadan, tüm yerel topluluk üyelerine açık tutmak için,

Kadınları kentsel yaşamın ve karar alma sürecinin her aşamasına daha etkin katılımını teşvik etmek için,

Çocuk haklarını korumak için,

Gençlerin " sözünü dinlemeye " hazır olmak için,

Örgütsüz ya da yeterince örgütlenememiş kesimlerin seslerini dinlemek ve duyurmaya çalışmak için,

Katılımcı bir süreç bağlamında, dayanışma, paylaşma ve ortak noktalarda buluşma yoluyla alınacak kararların kendi görüşümüzden farklı olabileceğinden hareketle, bunları ve sonuçlarını kabullenmeye hazır olmak için,

Yerel düzeyde; vakıf, dernek, meslek odaları gibi sivil toplum kuruluşlarıyla mevcut çevre sorunlarını çözme, sürdürülebilir kalkınmayı sağlama ve " ortaklaşa çözüm " yollarını bulmak için,

Küçük engellerin karşısında " köpürmeden ", büyük engellerin yanından ise " sessizce sıvışıp gitmeden " sorumluluk bilincini geliştirmek için,

Yeni bir yönetim ahlakı için,

Sorunların üstesinden gelmek amacıyla gösterilebilecek çaba ve girişimlerde yerel yönetimlerin vazgeçilmez rolünü kendisine yakışır bir şekilde yerine getirmek; geniş tabanlı ve " çok aktörlü " yönetim yaklaşımları yoluyla yerel yönetimlerin, sürdürülebilir kentsel gelişme konusunda oynayacağı " yaşamsal rolü " vurgulamak için,

Temsil ettiğimiz beldelerde yaşayan halkın refahını, yaşama standartlarını arttırma yönündeki kararlığımızı bir kez daha seslendirmek için; hükümetlere ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlara sesimizi duyurmak ve hep birlikte evrensel bir mesaj vermek için ,

" Yerel Gündem 21-İstanbul " oluşumuna bir an önce başlanmalıdır.

" Yerel Gündem 21-İstanbul " bizim için bir fırsattır.

" Dünyayı daha iyi bir geleceğe götürecek tek yol, yerel yönetim yoludur !"

 

8.Oluşturulacak "Yerel Gündem 21-İstanbul"un Amaçları Neler Olmalı?

Büyükşehir Belediyesi " Yerel Gündem 21 "i oluşturacak ise, " ortak çözüm " için " katılımcı " sivil toplum kuruluşlarına (STK'lara) amacının ne olduğunu açıkça ifade etmelidir. Bunun için de amaç belirlenmelidir. Örneğin; yerleşim alanlarındaki hayat standartlarını yükseltilmesi ve tarihi, coğrafik zenginlikleriyle çevreyi tahrip etmeyecek bir kentleşme anlayışının benimsenmesinin temini amaçlanabilinir.

Amacımızın nedenini şöyle sıralıya biliriz:

a) 21. Yüzyılda İstanbul'un doğasını, tarihini, kültürel mirasını; sosyal ve ekonomik yaşantısı ile bütünleştirecek çevre stratejilerini belirlemek,

b) Sürdürülebilir kalkınma modelini oluşturacak politikalar üretmek,

c) Kent halkı ile birlikte eylem planları hazırlayıp uygulamak.

 

9."Yerel Gündem 21-İstanbul'un" Oluşumu

Büyükşehir Belediyesi Yerel Gündem 21-İstanbul 'u oluşturacak ise, Belediye sınırları içersinde ayrım gözetmeksizin bütün siyasi parti temsilcilerini, İstanbul milletvekillerini, ilçe belediyelerini, mahalle muhtarlarını, İstanbul Sanayi Odasını, İstanbul Ticaret Odasını, sendikaları, dernekleri, vakıfları, meslek örgütlerini ve İl Çevre ile Sağlık Müdürlüklerini, Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği gibi kurum ve kuruluşları bir araya getirmelidir. " Gelin Şehrimizi Birlikte Yönetelim " davetini yapıp, Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na bağlı Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı'nın başkanlığında bir araya gelerek, çok aktörlü bir yönetim modeli oluşturmaya çalışmalıdır. Varılacak mutabakatlar neticesinde, tabii uygun görülmesi halinde, bu modelin üst birimi olan " Kent Konseyi/Meclisi " veya " Şehir Konseyi/Meclisi " ya da "K urulu " oluşturulmalıdır. Ve daha sonra bu konseye bağlı " Çalışma Alt Grupları " oluşturulması için çalışılmalıdır.

Çalışma Alt Grupları şunlar olabilir:

Yerleşim ve çevre

Arazi kullanımı ve çevre

İklim değişikliği ve çevre

Sanat-kültür ve çevre

Halkla ilişkiler ve çevre

Eğitim ve çevre

Sağlık ve çevre

Sosyo-ekonomik yaşam ve çevre

Tarihi-kültürel miras ve çevre

Toplum ve çevre

Endüstri ve çevre

Su ve çevre

Katı atık ve çevre

Mevzuat ve çevre

İşsizlik ve çevre

Kadın ve çevre

Gençlik ve çevre

Çocuk ve çevre

Spor ve çevre vb...

( Bu çalışmada daha çok çevre sorunu önplanda tutulmuştur .)

Ve Büyükşehir Belediyesi uygun gördüğü takdirde kapsamı genişletilerek, Çalışma Alt Grupları aşağıdaki şekilde daha da geliştirilebilir:

Afetler ve kriz yönetimi

İmar ve planlama

Toplum

Altyapı

Çevre

Turizm

Eğitim

Sağlık

Ekonomi

Kültür ve sanat

Gençlik ve spor

Sürdürülebilir tüketim ve tüketici hakları

Yeşil alanların korunması ve çoğaltılması. vs.

Yukarıda açıklanan her iki alt grubun karması alınarak da çalışma grupları oluşturulabilir. Bu çalışma alt grupları 1 başkan 3 üyeden oluşabilir. Ve çalışmalar il veya ilçe düzeylerinde ayrı ayrı yürütülebilir.

 

10.Yerel Gündem 21-İstanbul Kent Konseyinin Oluşumu Çalışmalarıyla Birlikte Yapılabilecek Çalışmalar

Büyükşehir Belediyesi " Kent Konseyi/Meclisi "nin oluşumunu gerçekleştirmeye çalışırken, katılımcı sivil toplum kuruluşlarıyla aynı zamanda belli bir takvime bağlı bir çalışma programı çıkartmalı ve bu program çerçevesinde bazı çalışmalar yürütmelidir. Bunlar;

Eğitim programları düzenlenmesi,

Kent ölçeğinde dayanışma mekanizmalarının oluşturulması,

Çalışma gruplarının oluşturulması (kadınlar, çocuklar, gençler, işsizler, engelliler... ),

Muhtarlara ve mahallere dönük çalışmalar,

Çeşitli sektörlere (sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, özel sektör kuruluşları, ilgili resmi kurum temsilcileri v.b) yönelik yuvarlak masa toplantıları,

Medya ve yerel basın mensuplarına ve yayılma etkisi sağlayabilecek diğer gruplara yönelik yuvarlak masa toplantıları,

Okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantılar yapılması,

Çevre raporlarının hazırlanması,

Katılımcı planlama süreçlerinin geliştirilmesi,

Yerel çalışma planının hazırlanması,

İlgili " Yerel Gündem 21 Bildirgesi "nin hazırlanması,

" Gündem 21 Bülteni "nin çıkartılması,

Öncelikli projelerin ortaya konulması. Vb...

 

11. Yerel Gündem 21 Çalışmalarında Kullanabileceğimiz Sloganlar

Kentine sahip çık!

Geleceğimizi kendimiz belirleyelim!

İnsanın özünü zedelemeden bir hayat sürdürelim!

Gelin kentimizi birlikte yönetelim!..

İstanbul'da yaşamanın sorumluluğunu taşıyalım!

İstanbul'u örnek şehir yapmak için el ele verelim!

Doğayı yenmeye çalışan bir düşüncenin tutsağı olma!

Kalkınmanın sürdürülebilir olması için, hep birlikte ortak çözüm üretelim!

Doğal kaynakları tüketirken gelecek kuşakları da düşünelim!

Sürdürülebilir kalkınmanın odak noktasında insanların olduğunu unutma!

Doğa ile uyum içinde sağlıklı, üretken bir yaşam sürdürebilmek her insanın en doğal hakkıdır!

Yeni bir bilinçle, yeni bir anlayışla, yeni bir davranışla yaşanabilir bir kent ve demokrasi için haydi görev başına!

Açlık ne dost, ne insanlık ve ne de hak tanır: Gelin yoksullukla savaşalım ve insanlara balık tutmasını öğretelim!

Geç olmadan gelin İstanbul'u hak ettiği seviyeye çıkartalım!..

21.yüzyıla girerken hayat dolu, mutlu ve güzel bir İstanbul için çalışalım!

İstanbul'u 21. yüzyıla taşımak için, "Yerel Gündem 21-İstanbul"in oluşumunda güçlerimizi birleştirelim!

 

 

Not: Bu çalışmam Mayıs-1998'de hazırlanıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanı Sn. Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün bilgisine sunulmuştur.